Vişne Reçelindeki Karasinek

 Kadın evde yalnızdı. Kocası işte, oğlu ise okulların yaz tatiline girmesini kutlamak için bir önceki akşam arkadaşında kalmıştı. O da sabah kalktığından beri çalışma odasında bir süredir danışmanlığını yaptığı projenin kapanış raporunu hazırlıyordu. Dışarıdan ses gelmesin, dikkati dağılmasın diye odasının penceresini açmamıştı. Kahve almak için yerinden kalktığında terlemiş olduğunu fark edip sol arkasındaki pencereyi açtı. […]

Yine Yeniden

İnsan seçimleriyle koşulları oluşturur, evet, ama en az bunun kadar da seçemedikleri nedeniyle koşullar da insanı oluşturur. (Hakan Akdoğan, Kirpi Mesafesi)     Hatice metrobüsün kalabalığından açık havaya çıktığında derin bir nefes aldı. Yüzü bembeyazdı. Sabahtan beri devam eden baş ağrısına mide bulantısı ve halsizlik de eklenmişti. Yürüyecek hali yoktu ama bir yandan da her günkü […]

Varım

Boğazı ve esintisini oldum olası sevmişimdir. Denizin kıpırtısını duymak, havadaki iyot kokusunu içime çekmek, gün batımındaki yansımaları izlemek garip bir huzur verir bana. Sanki bu şehirden başka bir yerde hiç yaşamamışım gibi. Ankara’da doğup yirmi iki yılımı orada geçirmemişim gibi. Buraya aitmişim gibi. Bugün Umut’un üniversiteden mezuniyeti ile benim kırk sekizinci doğum günümü birlikte kutluyoruz. […]

Yolculuk

Gün batımında, Bostancı’ya düdüğünü öttürerek girdi hızlı tren. Elindeki küçük valizle bindi Zeynep trene. Yolculuk Ankara’ya. Hızlı trenin business vagonunda, tek kişilik koltukta, yolculuk ediyordu. Öğlene doğru annesi arayarak vermişti haberi. Babası kalp krizi geçirmiş, ölmüştü. Üstelik annesi temizlik yaparken, odasındaki koltukta, televizyon seyrederken. Cenaze uzaktan gelecek yakınları için ertesi gün kalkacaktı. En son altı […]

Tekirdağ’dan Mektup Var

Bi tanecik abam benim, Emine abam! Sesini, güsel yüzünü özlediiim abam. Nassın? İki aydır elcaazım varmadı bi türlü sana yazmaya. Yoksa dünerim şu tarafa dünerim bu tarafa ep gene sen aklımda. Malûm, bizim Atçe’yi evlendircez. İstemeydiii, sözdüüü, nişandıı. Bi oturup yazamadım. Bunların iç birine gelmedin. Gelemedin. Önce gönül koydum, kırıldım ama sonra seni de anladım […]

Ahşabın Tınısı

Yağmurlu bir sonbahar sabahına uyanan, Arnavut kaldırımları, dar sokakları, renkli ahşap evleri ile Kuzguncuk. Yol boyu sıralanan ağaçların sararan yaprakları, geceden sabaha biraz daha dökülmüş. Sabahın erken saatleri ile belediye çalışanları, güne hazırlıyor mahalleyi. Mahallenin esnafı yavaş yavaş dükkânlarını açmaya başladı. Kepenk sesleri ile uyanıyor Kuzguncuk. Kasap Ali ağabey, bakkal Mehmet efendi, organik ürünleri ile […]

Parçalanan Fanus

Camlar esniyor sanki. Tut kendini! Sakın! Sakın! İstanbul metropolünün en gözde binalarından biri olan Holding binasının on ikinci katında, oldukça şık, açık ofis düzeniyle dizayn edilmiş, ABC Holding’in reklâm ve halkla ilişkiler departmanı. Açık ofisin sağ köşesinde, on iki kişilik ekibine hâkim bir konumda, âdeta cam bir fanustu departmanın müdürü Bilge Hanım’ın odası. Bilge Hanım […]

Saklambaç

En sevdiğim oyundu saklambaç. İyi saklanırdım. Saklandığım yerde hiç ses çıkarmazdım. Evin en kuytu köşesine gider kapanırdım. Öylece beklerdim. Benden ümidi keserdi ebe. Sonra yavaş yavaş hareketlenir sobelerdim. Büyüdüm, hâlâ çok iyi saklıyorum kendimi. Kimse anlamıyor, bulamıyor beni. Ve sonunda sobe! Sobelenen ben miyim? Sen misin? 14.12.2020

Öznenin Halleri

Önümde uzun bir yol vardı. Ben bu uzun yolu çok sevdim. En çok da yola çıkma halini sevdim. Her zaman kolay olmadı yolda olmak. Ulaştığımda gideceğim yere, dönmek istemedim hiç o yoldan. Adeta sarhoş etti beni. Belki de en mutlu anlarımdı. O mutluluğu ilk defa hissettiğim andan beri vazgeçemedim. Her defasında gidecek yeni yollar buldum kendime. Önüme çıkan taşları, düşen kayaları temizlemek ayrı […]

Kafeste

Benim bir muhabbet kuşum var. İsmi Fıstık. Aynı ben, hiç susmaz. Bugünlerde ben sustum. O susmadı. Ben kafeste, o da odada… 12.12.2020